TARİHSEL BİR KARAR, NPD Yasaklama Süreci

Neden bu kadar önemli bir süreç?
NPD yasaklama süreci tarihsel öneme sahiptir. Siyasi parti kapatma, demokrasiyi parçalayan „en keskin kılıç“ olarak kabul edilir ve bu bağlamda içerik engelleri oldukça yüksektir. En son 1956 yılında KPD (Kommunistische Partei Deutschlands), 1952 yılında „Sosyalist İmparatorluk Partisi“ yasaklanmıştır. 2003 yılındaki ilk NPD yasaklama girişiminin başarısız olma nedeni, parti liderliğinde fazlaca muhbirin (V-Mann) bulunmasıdır. O zamanlar prosedürün esastan incelemesine dahi girilmemiştir. Böyle bir tarihsel süreçten geçildiği için de önemli sorular ortaya çıkmaktadır: 21. Yüzyılda parti kapatılması için hangi standartlar benimsenmektedir? NPD`nin bu standartlara göre yasaklanması yeterli midir?
Geçtiğimiz son on yılda, aşırı sağcı olaylar, düzenli olarak NPD’nin yasaklanması gerektiği politik talebine yol açmıştır. Kasım 2011´de „Ulusal Sosyalist Yeraltı“nın açığa çıkmasıyla, konu tekrardan siyasi gündeme oturmuştur; NSU ve NPD arasındaki yoğun bağlantılar doğrulanmadığı halde, gündemde kalmaya devam etmiştir.

Davanın aşamaları nelerdi?
Aralık 2013: 268 sayfalık „yasaklama talebi“ Karlsruhe´ye alınır.
Mart 2015: Anayasa Mahkemesi, devlete ait muhbirlerin devre dışı bırakılmasını daha iyi belgelemek adına Almanya Federal Konsey´e çağrıda bulunur ve maddi gerçekleri düzeltmek için fırsat sunar.
Mayıs ve Ağustos 2015: Federal Konsey, Karlsruhe`ye iki bildiri gönderir. NPD´nin anayasaya aykırılığını kanıtlayan diğer örnekleri ortaya konur. Bu kapsamda 2015 yazının sayısız yabancı düşmanlığı eylemi, yargılamaya dahil olur.
Mart 2016: Mahkeme birkaç ay öncesinde son soruşturma aşamasını açarak, Karlsruhe mahkeme salonunda üç gün süren yogun görüşmeler yapılır.

Siyasi parti kapatılması neden „en keskin kılıç“ ve son çare olarak değerlendirilir?
Anayasa´ya göre siyasi partiler arasındaki serbest rekabet, aşırılık yanlılarına karşı dahi olsa, asıl olandır. Yasak istisnai olandır. Siyasi parti kapatılması, partiyi politik rekabetten, seçimlere katılmaktan ve devlet finansmanlarından yararlanmaktan dışladığı için „en keskin kılıç“ olarak kabul edilir. Bununla birlikte siyasi parti yasağı son çare olarak gündeme gelir. Bu, güçlendirilmiş demokrasinin bir ifadesidir. Çünkü nazi döneminin tarihi deneyimlerinden sonra, anayasanın kurucularının endişesi mevcuttu: Özgürlük de, özgürlüğü ortadan kaldırmak icin kötüye kullanılabilir. Yalnızca Federal Anayasa Mahkemesi parti yasağını telaffuz edebilir.

Siyasi parti yasağının içerik şartları nelerdir?
Alman Anayasası Art. 21/2 uyarınca, „Amaçlarına ve taraftarlarının tutumuna göre, özgür ve demokratik temel düzeni zedelemek veya ortadan kaldırmak veya Almanya Federal Cumhuriyeti‘nin varlığını tehlikeye sokmak eğilimini gösteren siyasi partiler, Anayasaya aykırıdırlar.“ Bu tutumdaki siyasi partiler anayasaya aykırılık nedeniyle Federal Anayasa Mahkemesince yasaklanabilir.
Bir siyasi parti yalnızca anayasaya aykırı duruş sergilemekle yasaklanmamakta, aynı zamanda bu tutumu aktif-militan, agresif bir şekilde uygulamalıdır. Bu sebeple bir parti yasağı için, en yüksek anayasal değerlerin siyasi ifade özgürlüğü adı altında kabul edilmemesi, reddedilmesi veya başkalarının elinden alınması yeterli değildir. Aksine, parti serbest demokratik temel düzenin işleyişini planlı olarak ortadan kaldırmak istemelidir. Partinin eylemlerinin başarılı olabileceğini mümkün kılan somut ve önemli ipuçların varlığı gereklidir.

Straßburg´daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin etkisi nedir?
NPD, yasaklama durumunda Straßburg´daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nin önüne gidebilir. AİHM, son yıllarda parti yasaklanması için, Alman siyasi düzeninden daha katı kriterler belirlemiştir. Bir Türk partisinin kapatılması davasında, partinin iktidara gelebilmesi için gerçek potansiyele sahip olması şartını aramıştır. Karlsruhe´nın de duruşmasında bu noktaları içereceği yargıçlar tarafından belirtilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir