Hukukun Farklı Dünyaları; İsrail

Knesset: İsrail devletinin yasama organıdır. Knesset kelimesi İbranice “meclis” anlamına gelir.

Hukuk araştırmaları yaklaşık olarak Tanzimat’tan itibaren batıya yönelme eğilimi içerisinde. Bu şüphesiz bir çeşit psikolojik durum. Sanayide ve  bilimde üstad kabul edileni hukukta ve cemiyette de üstad kabul etmek zorunluğu hissetmiş olabilir siyasetimize yön vermiş devlet ricali.

Bunun için yaklaşık bir buçuk asırlık Batılılaşma serüvenimizde hukuki iktibaslarımızı, kanunlarımızı Batı’dan almaya başladığımız gibi mekteplerimizdeki hukuk ilmini de ekseriyetle batı eksenli bir araştırma havuzuna hapsetmiş bulunmaktayız.

Aslında hakkını da vermek lazım. Çünkü bugün dünyanın ekseri memleketleri ya Anglo-Amerikan ya da Kıta Avrupası Hukuk Sistemi‘ni benimsemiş durumda. Bu nedenle hukuk araştırmalarının bu eksende temerküz etmiş olması pek doğal görülebilir.

Ancak bir hukuk talebesi önüne koyulanla, derste gördüğüyle yetinmemelidir. Burada bir parantezle Prof. Ernst Hirsch’in Maarif Şurası’nda zikrettiği şu cümleleri aktarmak istiyorum:

Üniversitede bazı talebeler zannediyor ki, mühim olan tek şey dersleri takip etmek ve anlatılan bilgileri  imtihan için ezberlemektir. Fakat özel çalışmalar yapmak veya diğer kitaplara başvurarak araştırmak fikri hemen hiç yok.

Herr Professor’ ün bu serzenişine hak vermemek haksızlık. Bir hukuk talebesi önce kendi hukukunu, geçmişini ve kendine ait ne varsa iyice tanımak durumundadır. Ancak sadece bununla yetinmemeli dünyadan da bîhaber kalmamalıdır. Etrafındaki hareketliliği bir hukukçu gözlüğüyle taramalı ve tanımlamalıdır.

Başta da bahsettiğim gibi dünyada hukuk bakımından avrupai tekele bağlanmamış az sayıda ülke var. Bunlardan birisi de kanımca İsrail. Her defasında uluslararası hukuku çiğnediği iddiaları, katliamları ve işgallerle ismi anılan bu küçük, garip ve 20. Yüzyıl “Ütopyası”nın hukuk sistemi de en az kendisi kadar garip ve karmaşık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir