BOŞANMALARDA NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

3) YOKSULLUK NAFAKASI

Yoksulluk nafakası boşanma kararı kesinleştiği tarihten başlayarak süresiz olarak belirlenen boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın geçimini sağlamak adına isteyebileceği nafaka türüdür. TMK m. 175 ve devamında düzenleme alanı bulan yoksulluk nafakasının belirli şartları mevcuttur.

a) Talep:  Hakim, diğer nafaka türlerinde olduğu gibi yoksulluk nafakasında re’sen karar veremez. Bu nafakanın işlemesi adına yoksulluğa düşen tarafın talepte bulunması gerekmektedir. Yoksulluk nafakası boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi, boşanma kararı verildikten sonra da ayrı bir dava yoluyla istenebilir. Ancak TMK m. 178 uyarınca boşanma tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi mevcuttur.

b) Kusursuzluk ya da daha az kusurluluk: Talepte bulunan kişinin eski eşinden daha fazla kusurunun olmaması gerekmektedir. Bir örnekle açıklayacak olursak; aylardır eve gelmeyen eşinden haber alamadığı için evini terk eden diğer eşin daha az kusurlu olması onun yoksulluk nafakası talebinde bulunacağını gösterir. Eve aylardır gelmeyen eş ise daha ağır kusurlu olduğundan yoksulluk nafakası talebinde bulunamaz.

 TMK m. 175 uyarınca nafaka yükümlüsünün kusuru olup olmadığına bakılmaz. Bu da demek oluyor ki; boşanmada her iki tarafın da kusurunun olmaması durumunda yoksulluğa düşen tarafın karşı tarafın kusuru olup olmamasına bakılmaksızın nafaka talep etme hakkı elinde bulunmaktadır. 

c) Yoksulluğa düşmek: Yoksulluk kavramı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından E. 2009/2-500 K. 2009/557 T. 25.11.2009 sayılı kararında ‘’yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.’’ şeklinde tanımlamıştır. (Girgin Hukuk Bürosu) Yani talepte bulunan kusursuz veya daha az kusurlu eşin evliliğin sonlanmasıyla yukarıdaki tanıma uygun bir şekilde yoksulluğa düşmesi koşulu aranmaktadır. Bunun yanında düşülen yoksulluğun boşanmayla doğrudan ilgisinin olması gerekir. Kendi kusuruyla –şirketinin iflası gibi- yoksulluğa düşen eş yoksulluk nafakasından yararlanamaz.

ç) Orantılılık: Bu kural uyarınca nafaka yükümlüsünün ödeyeceği nafaka miktarı, geliri ile paralel bir şekilde belirlenmelidir. Gelirinden fazla bir tutar nafaka miktarı olarak belirlenemez.  Ayrıca nafaka yükümlüsü nafakayı ödeyecek güçte değilse yoksulluk nafakası vermesi söz konusu değildir. Bunun yanında yoksulluk nafakası bir zenginleşme aracı olmadığından nafaka veren kişinin geliri çok yüksek olsa da nafaka alan kişinin hayat standardı uyarınca miktarın belirlenmesi gerekir.

Yoksulluk nafakasının miktarının belirlenmesinde, eğer yükümlü eş, maddi ya da manevi tazminat ödemeye mahkum edilmişse, bunların miktarı da göz önünde bulundurulur. (DURAL, ÖĞÜZ, & GÜMÜŞ, 2016)

SONUÇ

Bu çalışmamda nafaka türlerine değindim ve koşullarından bahsettim. Şu unutulmamalıdır ki; ödenecek tutar nafaka ödeyen eşin geliri ve nafaka alan eşin evlenmeden önceki sosyal durumuyla doğrudan orantılıdır. Asgari ücretle çalışan bir kişi ile aylık 10.000 Lira geliri olan kişinin ödeyeceği nafaka tutarı birbirinden farklı olacaktır. Bununla birlikte nafaka alan eş daha önceden az bir miktarla geçinirken nafakanın bu miktardan fazla olması kararlaştırılamaz. Karıştırılmaması gereken ikinci konu ise maddi ve manevi tazminat davalarının nafakadan farkının bulunmasıdır. Ayrı ayrı maddelerde düzenleme alanı bulan maddi ve manevi tazminat davasının açılıp buradan maddi bir geri dönüş alınabilmesi için kendilerine özgü koşullarının yerine getirilmesi gerekmektedir.


Kaynakça

  • DURAL, M., ÖĞÜZ, T., & GÜMÜŞ, M. A. (2016). TÜRK ÖZEL HUKUKU Cilt 3 Aile Hukuku. İstanbul: Filiz Kitabevi.
  • Girgin Hukuk Bürosu. (tarih yok). 08 22, 2018 tarihinde Girgin Hukuk Bürosu
    Web Sitesi: https://www.yasingirgin.av.tr/hukuk-sistemimizde-nafaka-turleri/ adresinden alındı.
  • SERİM, A. A. (2007). Yoksulluk Nafakası. İÜHFM, LXV(1).

Yazar: Cenk Arslan

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir