BİR İDAM MAHKUMUNUN SON GÜNÜ” ile ÖLÜM CEZASINA YENİDEN BAKMAK

İşte Hugo’nun eserde bahsettiği toplumsal yozlaşma tam olarak bu değil de nedir?

Ancak ne yazık ki insanların ölümünü bir şölen havasında izlemeyi yüzyıllar öncesinde bırakmadık. Günümüzde intihar olaylarında intihar etmek isteyen kişileri vazgeçirmek yerine onları intihara teşvik eden kişileri görmekteyiz.

Suçluların insan olarak değil de bir gösterinin parçası olarak görüldüğü sistemde infazların insan onuruna yakışır şekilde gerçekleştirildiğinden de söz edilemez. Çünkü dönemin toplumuna göre suçlular birer insan bile değil, sadece infaz edilmesi gereken hastalıklı varlıklardır. Yazar ise cezanın amacının bu olmadığı kanaatindedir. Ona göre suçlular “intikam almak için cezalandırılmak yerine, iyiliğe yöneltmek için düzeltilmelidir.”

“Bu ülkede herkese yetecek kadar hava var!” diyerek ölüm cezasının yerine en ağır ceza olarak müebbet hapis cezasının gelmesi gerektiğini ve darağacının artık kökünden sökülüp tarihin çöplüğüne atılması gerektiğini belirten yazar, önsözü şu tarihi cümlelerle bitirmektedir;

Geçmişin toplumsal yapılanması üç dayanağın üzerinde duruyordu: rahip, kral, cellat. Uzun süre önce bir ses: ”Tanrılar gidiyor!” dedi. Son olarak bir başka ses yükselip haykırdı: “Krallar gidiyor!”. Şimdi üçüncü bir sesin yükselmesinin zamanıdır: ”Cellat gidiyor!”

Eski toplum bu şekilde yavaş yavaş çökecek; böylece kader geçmişin yok olmasını tamamlayacak.

Tanrılar için üzülenlere: Tanrı kalıyor, denebilir. Krallar için üzülenlere: Vatan kalıyor, denebilir. Cellat için üzülenlere söylenecek bir şey yok.

Ve düzenin cellatla birlikte yok olacağını sanmayın. Geleceğin toplumunun kubbesinin kemeri bu iğrenç kilit taşı olmadığı için çökmeyecek. Uygarlık birbirini izleyen bir dizi dönüşümden başka bir şey değildir. O halde neye tanık olacaksınız? Ceza yasasının dönüşümüne. İsa’nın insani yasası nihayet anayasa halini alıp etrafına ışıklar saçacak. Suça bir hastalık gözüyle bakılacak ve bu hastalığın sizin hakimleriniz yerine doktorları, sizin kürek mahkumiyetiniz yerine hastaneleri olacak. Özgürlük ve sağlık bütünleşecek. Kızgın demir ve ateş yerine yağ ve reçine kullanılacak. Öfkeyle cezalandırılan kötülük şefkatle tedavi edilecek. Her şey çok basit ve çok yüce olacak. Çarmıh darağacının yerini alacak. Hepsi bu.”

 

                                                                                                                                            Yazar: Ingenuus

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir