Bastiat’ın Hukuku

Hukuktan gaspı önlemek dışında ne beklenebilir ki? Zorunlu olarak güç kullanmayı içeren hukuk, bu gücünü gaspı engellemek dışında kullandığı an bireylerin özgürlüklerini tehdit etmeye başlar. Bu yozlaşma insanın sosyal olarak yaşayabileceği en vahim ve mantığa aykırı durumlardan birisidir. İnsanın sosyal olarak aradığı çözüm şu basit cümledeki ilkede gizlidir: “Hukuk örgütlenmiş adalettir.”

Şunun altını iyi çizelim: Hukukun ögütleyebileceği tek şey adalettir. Yani bu güç, diğer insan uğraşları olan iş, sosyal yardımlaşma, tarım, ticaret endüstri, eğitim, güzel sanatlar, din gibi alanlarda boy göstermemelidir. Bu alanlardan herhangi birinde düzenleme yapmaya çalışmak hukukun yukarıda bahsettiğim özünün yok olmasına neden olur ve bunu, kendi prensibine karşıt olarak vatandaşlarının özgürlüklerini ihlal ederek yapar.

Sosyalistler bize şu soruyu sorar: “Adaleti organize edebilen bir hukuk neden iş bölümünü, eğitimi ve dini organize etmesin?”

Bunun cevabı Bastiat’a göre gayet açıktır: “Çünkü o durumda işi, dini, eğitimi organize etmeye çalışan hukuk asli görevi olan adaleti tahsis etmeyi beceremez.” Hukukun toplumsal güç kullanma yetisine sahip olduğunu ve gücün amacı dışında kullanılmasının onun meşruiyetini zedelediğini hatırlatmakta fayda var.

Hukuk insanı adalete davet ederken onu başkalarına zararlı olabilecek eylemlere yöneltmekten de alıkoyar. Bunu yaparken onun kişiliğine, özgürlüğüne ve mülkiyetine asla tecavüz etmez, fakat başkasınınkileri korur. Kısacası hukuk, korumacı özelliğiyle “herkesin” haklarını adil olarak korur.

Yazar: Rutkay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir