ANADOLU’DA DEMOKRASİNİN TOHUMLARI: CENUB-İ GARB-İ KAFKAS DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ

İLK CUMHURİYETİN SONU

  Osmanlı ordularının bölgeyi terk etmesi üzerine bölgedeki iktidar boşluğunu dolduran Cenub-i Garbi Kafkasya Cumhuriyeti, bölge üzerinde emperyalist planlar kuran İngiltere tarafından sürekli gözetim ve baskı altında tutulmuştur. İngiltere, bu genç cumhuriyetin kendi çizdiği çerçevenin dışına çıkmasını istememiştir. Bundan dolayı söz konusu çerçevenin dışına çıkan bazı bakanlar ve parlamenterler derhal istifaya zorlanarak diğer bakanlara ve milletvekillerine bir gözdağı verilmiştir. Ancak bu cumhuriyetin çekirdeğini oluşturan kadroya sözünü geçiremeyen İngiltere, bu insanların demokratik, vatansever kişiliklerini kendisine tehlike olarak görmüş ve sonucunda 12 Nisan 1919’da önce parlamentoyu toplantıya çağırmış, sonra hükümet üyelerini tutuklayarak gerçekleştirdiği darbe ile mevcut yönetimi devirmiştir. Tutuklanan 30 üye önce Batum’a sürülmüş ardındansa bu 30 kişiden 11’i Malta’ya sürülmüştür.

  Bu sürgün kararının ardından 13 Nisan 1919’da bölgeye giren İngiliz ordusu halkı sakinleştirmek ve şaşırtmak amacıyla bölge yönetiminin başında dokuz Müslüman ve dört Ermeni’den oluşan bir Temsilciler Komitesi bulunacağını ilan etmiş, ne var ki sadece bir hafta içinde bu vaat bozulmuştur. Üç gün sonra gerçekleşen tutuklamalardan sonra İngilizler Kars’ı ve Kars bölgesini coşkulu bir şekilde Ermenistan’ın Daşnak hükümetinin emrine teslim etmiştir. 19 Nisanda Kars’a Daşnak İçişleri Bakanı Hatisov gelmiştir ve o günden itibaren bölgeyi yöneten tek kişi olmuştur.

  1920 sonbaharına kadar Ermeni ve İngiliz işgali altında kalan Kars, 30 Ekim’de bölgeye gelen Kazım Karabekir ve ordusu tarafından esaretten kurtulup özgürlüğünü kazanmıştır.

  Bu kısa ömründen dolayı “kelebek ömürlü cumhuriyet” olarak da adlandırılan Cenub-i Garbi Kafkas Cumhuriyeti her şeye rağmen bir araya gelip sınıfsal farklılıkları, dinlerini, etnik kökenlerini hesaba katmadan sadece bağımsızlıkları için mücadele eden bir avuç insanın başarı öyküsü olmuştur. Nitekim bu hareketler daha sonra bütün Anadolu genelinde de baş gösterecek ve Mustafa Kemal önderliğinde tek vücut olan Türk halkının bağımsızlığına ulaşmasında büyük rol oynayacaktır.

 

KAYNAKÇA

Bülent TANÖR; Türkiye’de Kongre İktidarları, Yapı Kredi yayınları,2009

Erkan KARAGÖZ; Kars ve Çevresi Aydınlanma Hareketleri, Asyaşafak yayınevi, Ekim 2005

Mustafa Kemal ATATÜRK; Nutuk, Dokuz yayınları, 2010

 

yazar: Ingenuus 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir