ANADOLU’DA DEMOKRASİNİN TOHUMLARI: CENUB-İ GARB-İ KAFKAS DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ

Zaman zaman bu büyük devletlerle uzlaşma arayışlarına da girilmiştir. Örneğin, Batı ve Doğu Trakya’daki hareketlerin ileri gelenleri, zor durumda kaldıklarında İngiltere ve Fransa’dan yardım (manda) ummuş, İtilaf Devletleri temsilcileriyle anlaşma yolları aramışlardır. Dahası, Alaşehir Kongresi reisi Hacim Muhiddin Çarıklı Bey tarafından ‘İzmir Asyayı Suğra (Küçük Asya) Ordusu Kumandanı General Milne Cenaplarına gönderilen 23 Ağustos 1919 tarihli mektupta, İzmir’in mutlaka işgali gerekiyorsa bunun Yunanlar tarafından değil, geçici bir süre için İtilaf kuvvetlerince gerçekleştirilmesi istenmiştir.

Alaşehir Kongresi reisi Hacim Muhiddin Çarıklı bey ile Kuzey Anadolu İtilaf Devletleri İşgal Kuvvetleri Komutanı General Sir George Milne

Doğu Anadolu’daki yerel hareketler ise bu dönemde Batı Anadolu’daki faaliyetlere nazaran daha hızlı bir ilerleme kaydederek bölgesel olarak işgallere karşı bir birlik sağlayabilmiş ve hatta bölgede “Cenub-i Garbi Kafkas Demokratik Halk Cumhuriyeti” adı altında bir devlet kurarak Anadolu üzerinde birçok demokratik yeniliği de beraberinde getirmiştir. 17-18 Ocak 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Kars Milli İslam Şurasında kurulması kararlaştırılan bu cumhuriyetin anayasasının adı “Teşkilat-ı Esasiye” dir, seçmen yaşı 18 olarak belirlenmiştir; kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir ve bu kısa ömürlü Cumhuriyet’in bakanlar kurulunda iki de kadın bakan yer almıştır5. Bütün bu özellikler göz önüne alındığında bu kısa ömürlü Cumhuriyetin yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyetine ne kadar büyük bir ilham kaynağı olduğu anlaşılabilir.

KARS CUMHURİYETİ’NE” DOĞRU

1877-78 Osmanlı-Rus savaşı ya da bilinen adıyla “93 Harbi” sonrası imzalanan 13 Temmuz 1878 tarihli Berlin Antlaşması’yla Batum, Ardahan ve Kars Ruslara savaş tazminatı olarak bırakılmıştır.

Rus sanatçı Vasnetsov’un “Kars’ın Alınması” adlı tablosu

Ekim 1917 yılına kadar ayakta kalabilen Çarlık Rusya 25 Ekim 1917’den itibaren tarih sahnesinden silinerek yerini ülkenin yeni gücü olan sosyalistlere bırakmaya başlamıştır. Bu yeni hükümet ise savaş karşıtı olduğu gerekçesiyle batılı devletler ve Osmanlı İmparatorluğu ile barışın yollarını aramıştır. Bunun sonucunda 3 Mart 1918 tarihinde Sovyet Rusya; Avusturya-Macaristan, Alman İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan Krallığı ile Brest Litovsk antlaşması sayesinde aradığı barışı bulmuş oldu ve bu barışın bedeli olarak Osmanlı Devletine Kars, Ardahan, Batum ve Artvin geri verildi. Bu barış antlaşması aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin toprak kazandığı son antlaşma olarak tarihe geçmiştir.

Brest-Litovsk antlaşmasını imzalayan ülke temsilcileri.
Brest-Litovsk antlaşmasını Osmanlı İmparatorluğu adına imzalayan Talat Paşa (ortadaki)

Brest-Litovsk antlaşmasıyla kazanılan topraklara 26 Nisan 1918’de girebilen Osmanlı ordusu, altı-yedi aylık bir dönemden sonra İngiliz dayatması sonucu imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması uyarınca Güneybatı Kafkasya’dan çekilmek zorunda kalmıştır.


[5] Erkan Karagöz, Kars ve Çevresinde Aydınlanma Hareketleri, s.177, 178

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir