BİR İDAM MAHKUMUNUN SON GÜNÜ” ile ÖLÜM CEZASINA YENİDEN BAKMAK

Bu yazı, ölüm cezasına ezberlenmiş, içleri boşaltılmış bir takım argümanlarla karşı çıkmak ya da ondan yana olmak için yazılmamıştır. Toplumsal vicdanımızı yaralayan, toplumda infiale yol açan her olaydan sonra halkımızın aklına ilk gelen çözümlerden biri olan ölüm cezası, politikacılar tarafından rahatlıkla propaganda malzemesi olarak kullanılmaktadır. Bu tartışmalarda asıl söz söylemesi gereken insanlar yani hukukçular, ikinci plana itilmekte ve siyasetçilere meşruiyet sağlamak adına adeta birer “araç” konumuna düşürülmektedirler. Okumaya devam et “BİR İDAM MAHKUMUNUN SON GÜNÜ” ile ÖLÜM CEZASINA YENİDEN BAKMAK”

John Stuart Mill’in Eşitliğe Olan İnancı

Daha çok faydacılık üzerine düşünceleri ve yazıları ile tanınan John Stuart Mill, aslında günümüz anlamında cinsiyetler arası eşitliğin de ilk savunucularındandı. Daha 160 yıl önce Mill, kadınların sosyal ve ekonomik alanlarda erkekler ile eşit duruma getirilmesinin iki önemli sonucu olacağından bahsetmiştir. Bu sonuçlardan birincisi kadının pek çok farklı alana dahil olabilmesi ile toplumun da ilerleme göstereceğidir. İkincisi ise kadınlara kendi beden ve hayatları üzerinde bir otonomi verildiğinde kadınların da faydacılığın en önemli hedeflerinden olan “mutluluk” kavramına ulaşacağıdır. Okumaya devam et “John Stuart Mill’in Eşitliğe Olan İnancı”