Merhabalar!

Çiçeği burnunda, tazecik ve heyecanlı bir Hukuk Kulübü, Pro-Bono. Bu sene ilk hukuk fakültesi mezunlarını verecek olan okulumuz, Türk-Alman Üniversitesine; asli değerini kazandıracak ve onu layıkıyla tanıtabilecek en güvenilir ve fahri bir çekirdek kadroyuz biz, öğrenciler.

Pek çok devlet üniversitesinin aksine asgari sayıdaki öğrenci varlığı; sert geçen Beykoz kışlarına ve henüz bazı anlamlardan mahrum kampüsümüzün boşluğunu, içimizi ısıtan samimi ve çok taraflı bir etkileşim ile dolduruyor. İlk öğrenciler olarak bizim şahit olduğumuz ve avantajını çokça hissettiğimiz bu doğrudan sıcaklığı, bünyemize sayıca daha fazla bir kontenjanla dâhil olacak yeni arkadaşlarımıza da hissettirmenin, doğacak bir geleneğin en merkezinde yer almasının gerekli olduğu düşüncesindeyiz.

Bu anlamda, oluşturulan öğrenci inisiyatifleri ve kulüpler geleneğin kıvılcımlarını güçlendirebilecek sistematik bir alt yapıya sahip. Bunun bilinciyle kuruluşunun hemen ardından en üretken şekilde salt hukuk fakültesini değil, üniversitemiz tüm fakülte öğrencilerini de kapsayacak faaliyetlere girişmiş bulunuyoruz. Hukukun uzmanlarına haslığının yanı sıra, herkes için varoluşunu her adımımızda dikkate alarak mezuniyet sonrası mesleklerimizin ifasında bizi kararlı kılacak vicdani bir sorumluluğu da yeşertmeyi umuyoruz.

Tabii bu aracılığı sağlarken muhtemel eksikliklerimizi gidermek adına, daha iyi bilen, projelendiren ve uygulayan insanlara danışmayı, onlardan feyz almayı kulübümüz adına zaruri bir çaba olarak görüyoruz. Bu amaçla, bizler gibi yeni bir platform olan ancak kısa sürede geniş bir kitleyi kazanmış Türkiye Hukuk Blogu’nu, Türkiye’nin Hukuk Portalı’nı daha iyi tanımak ve kendimizi de tanıtmak adına onlarla iletişime geçtik.

Taksim’de yer alan ofislerine, genel koordinatörleri Evren Soyuçok’un ev sahipliğinde bir ziyaret bile gerçekleştirdik. Ayrıca, hukuk kulübümüzün hiyerarşiden yoksun ve tamamen çabalarımızın karşılığını bulabileceğimiz bir oluşum olduğuna, yönetim kuruluna dâhil olmadığım halde söz konusu ziyarete katılmam yönünde yönetim kurulundan aldığım teklif bile önemli bir gösterge olabilir. Tüm bu düşüncelerin beslediği hayallerimizi, kazancı yokuşundan geçen araçların altına kaptırmaktan çekine çekine önüne geldiğimiz ofisin kapısını çalarak üşümelerimize bir ara verebilmenin sevinciyle yönlendirildiğimiz masada yerlerimizi aldık.

En azından benim umduğumun aksine pek samimi ve içten bir karşılamayla Evren Bey ile “muhabbetimize” başladık. Kuruluş sürecimizden, komisyonlarımızdan, üyelerimiz, hocalarımız ve okulumuz atmosferinden Evren Bey’i haberdar ettik. Toplumun en minikleri ve potansiyel geleceği olan kardeşlerimizin güzel dünyamızda her ihtimale karşı tanıklık edebilecekleri yahut bizzat tecrübe edebilecekleri yanlışlara karşı duruşlarını netleştirebilmek, kendi varlıklarına saygı ve sevgi duymalarını sağlayabilmek, biz bireylerin ve devletlerin dahi üstünde egemenlik kurabilen kurumların varlığıyla dünyanın tüm çocukları ve insanları için hakların ve değerlerin olduğunu bildirmek adına üniversitemizde kurulan Çocuk Üniversitesi, özgünlüğüyle Evren Bey’in dikkatini fazlaca çekti.

BLOG içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir